featured
  1. Haberler
  2. Yurt Gündemi
  3. Bakan Gürlek: Behçet Oktay’ın ölümünde karanlık nokta kalmayacak

Bakan Gürlek: Behçet Oktay’ın ölümünde karanlık nokta kalmayacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi eski Başkanı Behçet Oktay’ın 2009 yılında şüpheli ölümüyle ilgili, "Karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi"…

0
Paylaş

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi eski Başkanı Behçet Oktay’ın 2009 yılında şüpheli ölümüyle ilgili, “Karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi” dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 25 Şubat 2009’da Ankara Dikmen’de park halindeki aracında kanlar içinde bulunan ve ölümü kayıtlara ‘intihar’ olarak geçen Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi eski Başkanı Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay’ı makamında kabul etti. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının henüz aydınlatılmamış cinayetlerin ortaya çıkarılması için yaptığı çalışmaları hatırlatan Bakan Gürlek, “Bu konuda da özellikle ailelerimizle görüşme yapıyoruz. Çünkü sizin gözlemleriniz, ilk olay anında gördükleriniz, bilgileriniz sıcağı sıcağına çok önemli. Bu konuda toplantılara önem veriyoruz. Tekrardan başınız sağ olsun” diye konuştu.

“FETÖ’nün radarındaydı”

Bakan Gürlek, olayın gerçekleştiği tarihte Oktay’ın FETÖ’nün radarında olduğunun altını çizerek, “Çok önemli. O tarihlerde sayın müdürümüz, FETÖ’nün radarındaydı. Vazifesini yaptığı dönem, örgütün tam palazlanmaya başladığı zaman, 2009 yılı” dedi.

Özellikle 2007-2010 yılları arasında yaşanan olayların çok ayrıntılı incelendiğini belirten Bakan Gürlek, “Hrant Dink, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti. Daha sonra da rahmetli Behçet Oktay’ın ölümünden dolayı bu tarihlere iyi bakıyoruz. Özellikle burada bir FETÖ’nün parmak izi çıkabilir mi? Çünkü genelde bir organize eylem olabiliyor” şeklinde konuştu.

“Olayda şüpheli hareketler var”

Behçet Oktay’ın ölümünde şüpheli durumlar olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, “Özellikle olay tarihine ait bir bölgesel baz istasyon çalışması yapılması gerekiyor genişletilmiş. Yani telefon sinyalleri kimlerin bulunuyor? Gerekirse geçmiş kamera görüntüleri var mı? Kimler irtibatlı? Onlara bakmak lazım. Olaya ilk müdahale eden kimler? İşte görevli polisler kimler o tarihteki” dedi.

“Farklı bir gözle dosyaları tekrar inceliyoruz”

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında görev yapan personelin profesyonel olduğunu ifade ederek, “Zaten bu birimi kurma amacımız da; ayrı bir bakış açısıyla, ayrı bir gözle dosyada henüz aydınlatılmamış ya da ortaya çıkarılmamış teknik delilleri ortaya çıkartmak. Tabii şu an günümüz teknolojisi gelişti. Daha fazla, daha farklı yöntemlerle inceleme yöntemimiz var. Arkadaşlarımız çalışıyor. Burada daire başkanımız var, altındaki hakimlerimiz var. Savcılarımızla, Ankara Başsavcılığımızla da irtibatta” diye konuştu.

“En ufak ayrıntıyı bile değerlendiriyoruz”

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurulduğu tarihten bugüne kadar 27 dosyada 30 failin bulunduğunun altını çizdi. En ufak bir ayrıntıyı bile değerlendirdiklerini dile getiren Bakan Gürlek, “Ama burada özellikle o tarihteki atmosfere bakmak lazım. Yani rahmetlinin öldürüldüğü ya da işte intihar eyleminin gerçekleştiği tarih 2009 tarihi. O tarihteki Türkiye atmosferine bakmak lazım. Yani burada kimin menfaatine olacak bu eylem?” dedi.

“Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız”

Dosyayı en ince ayrıntısına kadar takip edeceklerini ifade eden Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle biz devlet olarak yanınızdayız. Özellikle sonuna kadar bu işle mücadele edeceğiz. İnşallah burada karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi.”

“FETÖ’nün gazeteleri Oktay’ı Ergenekon’a dahil etmeye çalıştı”

Behçet Oktay’ın kız kardeşi Şule Oktay ise, dönemin Taraf ve Zaman gazetelerinin Ergenekon soruşturmaları sürecinde Behçet Oktay’ı gündeme taşıdığını belirterek, “İbrahim Şahin’e yakın başkan neden alınmadı Ergenekon şeyine dahil edilsin diye” sürekli mobbing haberler yapıldığını ifade etti. Olay günü eve gelip yemek yemeyi planlayan Behçet Oktay’ın son anda bir yemek organizasyonuna gittiğini ifade eden Oktay, “Gece saat 3’te kapımız çaldı Behçet Oktay intihar etti diye. Saat 4’te bizim biletlerimiz alındı, apar topar uçağa bindirildik. Birinci haftasında yeğenlerim çağırılmış. Soruşturma bitti. Yani dosyada hiçbir inceleme yapılmadı, bizim bilgimize dahi başvurulmadı. 2 adet cep telefonu var, bunlara yer verilmedi. Kasasının anahtarı alınmış götürülmüş. Telefonla görüşmeler yapılmış. Dosyayı kapattılar” dedi.

Şule Oktay, “Ağabeyim sağ eliyle çay bile karıştırmazdı” diyerek Behçet Oktay’ın her iki elinde de barut artığı bulunduğunun kayıtlara geçirilmesinin şüphe uyandırıcı olduğunu belirtti.

“Silahtaki mermiler babama ait değil”

Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay da, silahtaki mermilerin hiçbirisinin babasına ait olmadığını dile getirerek, “Babam hep aynı mermileri kullandı. Yedek şarjör olan mermiler aynı ama silahtaki mermiler babamın mermileri değil” dedi.

“Bütün komşularımız FETÖ’den firariler”

Oturdukları lojmandaki komşularının çoğunun daha sonra FETÖ’den firari olduğunu belirten Burak Oktay, “Mesela buna babamın korumaları da şahit. Ondan sonra zaten bu oturduğumuz lojman itibarıyla bütün komşularımız FETÖ’den firariler. Babamı Hizbullah militanı diye dinlemeye aldırdılar. Firari Recep Güven ‘Kendisini öldürttü’ yorumunu yaptı” diye konuştu.

Şule Oktay ve Burak Oktay, konuyla yakından ilgilenilmesi ve kendilerini kabul etmelerinden dolayı Adalet Bakanı Akın Gürlek’e teşekkür ettiler.

Bakan Gürlek: "(Behçet Oktay’ın ölümü) Karanlık bir nokta kalmayacak, suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi"

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter