Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi’nin 2023 yılında bir işletmeye ait yapıları yıkmasına ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. “Görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan Belediye Başkanı Ahmet Ataç, yıkım kararından ve belediyede yürütülen işlemlerden haberi olmadığını söyledi.
Duruşma, Eskişehir 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Davada, belediyenin yıkım kararı aldığı yüzlerce yapıya işlem uygulanmazken yalnızca şikâyetçi şirkete ait yapıların yıkıldığı iddiası ele alınıyor.
Ataç ve yardımcısı duruşmaya katıldı
Ahmet Ataç ile Belediye Başkan Yardımcısı Nuray Çayır, avukatlarıyla birlikte duruşmada hazır bulundu. İlk duruşmaya sağlık mazereti nedeniyle katılmayan Ataç, bu kez savunma yaptı ve belediyede gerçekleştirilen işlemlerden haberdar olmadığını belirtti. Şikâyetçi şirketin yetkilileri Esra Bor ve Erdem Büyük de duruşmaya katıldı.
Cumhuriyet savcısı, belediyenin yıkım kararı aldığı halde yıkılmayan yapıların ayrıntılı dökümünün istenmesini talep etti. Söz konusu yapıların 500’ü aşkınının 2022, 100’ü aşkınının ise 2023 yılına ait olduğu belirtildi.
Basın mensubu salondan çıkarıldı
Duruşma başlamadan önce salonun küçük olduğu gerekçesiyle bir basın mensubu dışarı çıkarıldı. Buna karşın heyet odasından Ahmet Ataç’la birlikte gelen YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz ve beraberindeki ekip salonda kaldı; bu duruma müdahale edilmediği görüldü.
Şikâyetçi avukatı Av. Pınar Turhanoğlu Gücüyener, duruşma çıkışında belediyedeki sorumluluk zincirine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hem bu yıkım hem de yıkılmayan diğer yerler için şikâyetimizi yaptık. Adalete güveniyoruz. Ama duruşmada gördük ki belediye başkanının yapılanlardan haberi yok, yardımcılarının haberi yok, müdürlerin haberi yok. Sanki belediyenin iş makineleri kendi kendine gelmiş de yıkım yapmış. Herkesin sorumluluk almaktan kaçındığı bir ortamla karşı karşıyayız. Biz öncelikle kamu görevlilerinin, kendi belediyelerinde olanların sorumluluğunu almasını istiyoruz. Bu uygulamalarla ilgili gereken yargı kararlarının çıkacağına inanıyoruz.”
Gücüyener, basın mensubunun salondan çıkarılmasıyla ilgili ise şunları söyledi:
“Duruşma salonumuz küçük. Esra Hanım’ın eşi ve kayıt almadan dinlemek isteyen bir basın mensubu, salonun küçük olduğu gerekçesiyle dışarı çıkarıldı. Yaklaşık on dakika sonra belediye başkanının beraberindekiler, salonda kendilerine yer buldu. Bu durum müvekkillerimizde, belediye lehine bir ayrım yapıldığı intibaı oluşturdu. Üzücü bir durumdu”
“Adalet istiyoruz. Ne eksik, ne fazla.”
Şirket yetkilisi Esra Bor, işletmelerinin benzer durumdaki yüzlerce yapı arasından yıkım için seçildiğini belirterek şöyle konuştu:
“Benzer durumda yüzlerce bina varken yıkım için bizim işletmemiz seçildi. Bu yıkımın hukuka aykırı olduğunu en başından beri söyledik. Bugün bu tespit, idare mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla da sabittir. Aradığımız şey, bir ayrıcalık değil. Kamu gücünün kullanıldığı bir işlemde, hukukun gereğinin yerine getirilmesidir. Talebimiz, olayın bütün yönleriyle araştırılması, sorumluluğun hukuk önünde ortaya konulması ve bundan sonra hiçbir girişimcinin benzer bir mağduriyet yaşamamasıdır. Adalet istiyoruz. Ne eksik, ne fazla.”
Mahkeme, duruşmayı 15 Ocak 2027 saat 09.30’a erteledi.


Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

